TR | EN   

Anne karninda bebegin duygulari

Hamileler, bebegi ile ilgili pek çok degisik seyi merak eder. Hamileligi sirasinda bebegin sagligi ile ilgili meraklar dogal olarak önceliklidir. Ancak bebegin iyi oldugunu ögrendikten sonra merak ve ilgisi, diger konulara yönelir. Bebegin büyüklügü, boyu, kilosu, durus sekli gibi degisik pek çok konu merak uyandirir. Anne adayini heyecanlandiran ve ilgisini çeken konulardan bir digeri de bebeginin kendisini duyup duymadigi, caninin aciyip acimadigi gibi duyular ile ilgili olan durumlardir.

Insanlarda bes ana duyu vardir. Bunlar dokunma, tat alma, koku alma, isitme ve görmedir. Bu bes duyu bireyin dis dünya ile olan iliskilerini düzenler. Du­yularin anne karnindaki gelisimini tam anlami ile bilebilmek dogal olarak olanaksizdir. Ancak gözleme ve hücresel incelemeye dayali çalis­malar ile bunlarin gelisimi hakkinda fikir edi­nilebilir. Amerikan Hastanesi Kadin Dogum Hastaliklari Uzmani Dr. Alper Mumcu ile bu konuyu eni konu konustuk.

DOKUNMA

Anne rahmi, bebegin dis dünyadan tamamen izole oldugu bir ortam degildir. Rahim içinde sürekli bir aktivite ve uyaranlar mevcuttur. Bu bebegin tüm gelisimi için olmasi gereken bir durumdur. Anne karnindaki yasamda gelisen ilk duyunun dokunma oldugu düsünülür. Do­kunma duyusu, insanin dis dünya ile iletisimi­nin temel unsurudur. Bebekte dokunma his­sinin 8. hamilelik haftasi gibi çok erken bir dö­nemde basladigi düsünülür, ilk dokunma his­si, genelde agiz çevresinde ve yanaklarda or­taya çikar. Bu haftada bebegin yanagini olus­turacak olan kismina tek bir saç teli dokundu­gunda bile bunu hissedebilecegi kabul edilir. 10. haftada genital bölgede, 11. haftada avuç içlerinde ve 12. haftada ayak tabanlarinda do­kunma hissi ortaya çikar. Bu bölgeler, aslinda eriskinlerde en fazla duyu reseptörlerinin bu­lundugu, dokunmaya en hassas noktalardir. 17. haftaya gelindiginde karnin ve kalçalarin tamami dokunmaya karsi hassastir, insan vücudunun en büyük organi, cilttir, in­san cildi, pek çok degisik uyariyi yorumlayabi-len, çok sayida algilayici ile donatilmistir. An­cak cildimizin algiladigi temel uyanlar sicak, soguk, basinç ve agridir. Anne karnindaki be­bek, 32. haftaya ulastiginda vücudunun her bölgesi bu dört temel uyarana cevap verecek gelisimi tamamlamis durumdadir. Buna kar­silik, bebeklerin agriyi algilayip algilamadikla­ri konusunda elde yeterli veri yoktur.

TAT ALMA

Tat duyusu, erken gelisen duyulardan birisi­dir. Tat almadan sorumlu olan algilayicilar, hamileligin 13-15. haftasinda mevcuttur ve bunlarin yapisi eriskinlerinki ile hemen he­men aynidir. Bu nedenle bebegin bu hafta­dan itibaren degisik tatlari ayirt edebildigi dü­sünülür. Amniyon sivisi sürekli yapim ve emi-lim halinde olan dinamik bir sividir ve bebek sürekli olarak bu siviyi yutar. Amniyon sivisi­nin içinde degisik tatlara sahip olan purivik asit, laktik asit, sitrik asit, creatinin, üre, pro­teinler ve tuzlar vardir. Son dönemlere ulasil­diginda, bebegin 24 saat içinde yuttugu am­niyon sivisi miktari, neredeyse bir litreye yak­lasir. Amniyon sivisinin içerigi, tipki anne sü­tünde oldugu gibi annenin yedigi besin mad­delerinin tat ve aramalarini da tasir. Yapilan gözleme dayali incelemelerde, anne adayi, tatli besinler tükettikten sonra bebegin yutma hareketlerinde artis, aci ve eksi besinler tüket­tiginde bu hareketlerde bir miktar azalma ol­dugu görülmüstür. Bu durum, bebegin anne karnindayken degisik tatlari ayirt edebildigi te­zini kuvvetlendirir.

KOKU ALNA

Tat ve koku aslinda birbiriyle bagli duyulardir. Bebegin burnu, hamileligin 11-15. haftalari arasinda olusumunu tamamlar. Bu sirada amniyon sivisi, bebegin tüm agiz, burun, ge­niz ve akciger yapisi içinde dolasir ve bebege degisik tat ve kokuya sahip maddeleri tasir. Bu maddeler, dogrudan tat ve koku almadan sorumlu algilayici hücreler ile temas halinde bulunarak onlari uyarirlar. Bu nedenle, be­bekler, daha anne karnindayken degisik ko­kulari taniyip ayirt edebilirler. Yapilan bir arastirmada, anne adayi kafeinsiz ya da normal kahve içtiginde bebeklerin kalp atim hizi ve soluk alip verme sekillerinde de­gisimler gözlenmistir. Bunun kahvenin koku­suna bagli olup olmadigi kesin degildir ancak kahvenin keskin kokusunun da rolü oldugu ileri sürülür. Yeni dogan bebeklerin anne sü­tünün kokusuna karsi zaaflari oldugu bilinir ve bu durumun açiklamasi olarak, anne kar­nindayken sütün içerigine benzer bir kokuyu hafizalarina aldiklarina inanilir.

ISITME

Anne karnindaki bebek, amniyon sivisi, ra­him duvari, anne adayinin karni gibi pek çok bariyerin arkasinda bulunmasina ragmen ra­him içi sessiz bir ortam degildir. Bebek bura­da pek çok titresim ses ve harekete maruz ka-lir. Aslinda rahim içindeki yasam oldukça gü­rültülü sayilabilir. Annenin damarlarindan geçen kan, bagirsak ve mide sesleri, rahim içindeki bebegin karsilastigi temel seslerdir. Bunlarin disinda, anne adayinin ve diger kisilerin sesleri de bebege dogrudan ulasir. Tüm bu sesler içinde dogal olarak en güç­lüsü bebegin annesinin sesidir. Bebegin kulagi 8. haftada olusmaya baslar. Duyma yeteneginden sorumlu olan kemik­ler ve ses iletisini beyine tasiyan sinirler, büyük ölçüde olusumunu bitirir ancak bu gelisim 24. haftada tamamlanir. 25. hafta­dan itibaren bebek annesinin sesini duya­bilir; 27. haftada ise annesinin sesi disinda disaridan gelen seslere ve hatta babasinin sesini bile duyup tepki verebilir. Ancak hem içinde bulundugu ortam, hem de be­begi içinde bulundugu amniyotik sivinin olumsuz etkilerinden koruyan kremsi taba­ka olan verniksin kulaklarini tikamasi nede­ni ile sesleri büyük bir olasilikla boguk ola­rak duyar.

Bebegin seslere verdigi tepkiler de degis­kendir. Ani kapi çarpmasi ya da benzeri siddetli bir ses, bebegin anne karninda ani­den siçramasina neden olabilir. Öte yandan reaktif duyma adi verilen durum biraz daha farklidir. Burada isitme kulaktaki kemikler yardimi ile degil ses dalgalarini cilt ve ke­mikte yarattigi titresimler yardimi ile gerçeklesir. Anne karnindaki bebeklerin 16. hamilelik haftasindan yani isitme sistemi­nin tam olarak gelisimini tamamlamasin­dan 8 hafta öncesinden itibaren ultrasonda seslere yanit vermesinin açiklamasi bu se­kilde yapilir.

GÖRME

Anne karnindaki yasam sirasinda en son gelisen duyu sistemi görmedir. Bebegin göz kapaklari 26. haftaya kadar kapalidir. Bu süre içinde görmeden sorumlu temel birim olan retina gelisimini tamamlar. 26. hafta civarinda bebek gözlerini açmaya baslar ve göz kirpabilir. Dogumdan hemen sonra be­bek yaklasik 30 santimetre uzakliga kadar net bir sekilde görebilir. Bu mesafe emzir­me sirasinda anne ile bebegin yüzü arasin­daki yaklasik uzakliktir. Anne karnindaki bir bebegin görme islevini test etmek ola­naksizdir. Ancak erken dogan bebeklerde yapilan incelemeler, 28-34 haftalar arasin­da dogan bebekler incelendiginde bu be­beklerin objeleri yatay ve düsey düzlemde 31-32. haftadan itibaren takip edebildikle­rini gösterir. 33-34. haftada ise bu takip yetenegi, zamaninda dogmus bir bebeginki ile aynidir,

Bebegin gözleri 26. haftaya kadar kapali ol­makla birlikte anne adayinin karni üzerine uy­gulanan güçlü bir isik kaynagina kalp atisla­rinda bir hizlanma ile yanit verir. Gerçekte ra­him içi mutlak karanlik degildir. Tipki sesleri geçirdigi gibi isigi da geçirir. Ancak bu geçir­genlik ses ile kiyaslandiginda çok daha azdir. Buna ragmen bebek gündüz ile geceyi rahat­likla ayirt edebilir. 33. haftadan itibaren be­beklerin göz bebekleri isiga tepki vererek bü­yüyebilir ya da küçülebilir.